17 Kasım 2012 Cumartesi

Buzulların Erimesinin Dünya Üzerindeki Etkileri

Küresel ısınma, Grönland’ın buzullarının tarihte hiç olmadığı kadar hızlı erimesine yol açıyor. Bilim insanları, Grönland’a 1.000 yıl ömür biçiyor.

ST. LOUIS - Bilim insanlarının tahminlerine göre, 2005’te Grönland’dan eriyerek denize karışan su miktarı 1996’daki düzeyinin tam iki katına çıktı. Grönlad buzullarının bütünüyle erimesi halinde tüm okyanuslardaki su seviyesi 7 metre yükselebilir. Grönland’dan yılda eriyen buzul miktarı İstanbul’un yıllık toplam su tüketiminin tam 300 katı. Yüzey sıcaklıklardaki artışın buzulların hızla erimesine neden olduğu biliniyordu, ancak NASA Jet Propulsion Laboratory uzmanı Eric Rignot ve University of Kansas öğretim üyesi Pannir Kanagaratnam’ın ortak çalışması Dünya’nın kuzey ucundaki buzul erimesinin sanılandan çok daha hızlı gerçekleştiğini ortaya koyuyor.Yılda 220 kilometre küp buzul eriyor. ABD’nin St.Louis kentinde bir konferansta konuşan NASA’ya bağlı Jet Propulsion Laboratory uzmanı Eric Rignot, Grönland’daki erimenin “her geçen yıl giderek daha hızlanacağını ve insanoğlunun erimenin ve sonuçlarının üstesinden gelemeyeceğini” ifade etti. Daha önce Grönland’ın eriyerek okyanusa karışacağı biliniyordu ancak bunun uzun yüzyıllar alacağı sanılıyordu, ancak son çalışma Grönland’a en fazla 1.000 yıl ömür biçiyor. 1996 yılında Grönland’da yılda 100 kilometre küp buzul erirken, bu rakam 2005’te 220 kilometre küp’e çıktı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, bu rakam İstanbul’un yıllık toplam su tüketiminin tam 300 katına denk düşüyor (İstanbul yılda 0.73 kilometre küp su tüketiyor).
Grönland buzullarındaki erimenin, küresel su seviyesindeki yükselmenin yüzde 17’sini oluşturduğu düşünülüyor. Eriyen buzullardan dolayı okyanuslar her yıl 2.5 milimetre yükseliyor.Uydu kameralardan yapılan ölçümlere göre, Grönland’ın güney kısımlarında sıcaklıklar son 20 yılda yaklaşık 3 derece arttı.


Bilim insanlarının buzulların erimesiyle ilgili geliştirdikleri açıklamaya göre, sıcaklıklar önce buzul yüzeyini eritiyor. Bu erimeyle oluşan sular akarak buzulun altındaki kayalık bölüme kadar sızıyor. Erimiş kar suyu, henüz erimemiş olan diğer buzul katmanlarını da kayadan kopararak denize doğru kaydırıyor. Denize doğru akan buzullar buralarda daha sıcak bir iklimle birlikte eriyor.Bilim insanları 1996-2005 aralığında buzul erimesinin haritasını oluşturarak gelecek on yıllar için projeksiyonlarda bulunuyor.Grönland’ın buzul katmanı, 3 kilometre derinliğinde 1.7 milyon kilometre kare bir alana yayılıyor

Grönland eriyor, okyanus taşıyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştırma, Grönland'daki buz kütlesinin daha önce sanıldığından daha hızlı parçalanmaya başladığını ve denizlerin seviyesinin daha önce varsayılandan daha hızlı yükselebileceğini ortaya koydu.

Uydu verilerinden faydalanılarak yapılan araştırmaya göre, küresel ısınma Grönland'dan artan hızla parçaların kopmasına neden oluyor.

Buzulların kapladığı alan yaklaşık 1.7 kilometrekare yani, yaklaşık Meksika'nın yüzölçümüne eşit ve 3 kilometre kalınlığında.
Bu da, buz kütlesinin yüzeyinde yaşanan erimenin deniz seviyesinin artmasında çok önemli bir etki yaratması anlami geliyor.

Son 20 yılda Grönland'da hava sıcaklığı yaklaşık 3 derece arttı.
Bu gelişme ise, Atlas Okyanusu'na akan su miktarını da hızlandırmış oldu.

Bilim adamlarına göre, son on yıl içinde kütledeki erime yaklaşık üçe katlandı.
Grönland'daki buz kütlesinin erimesiyle deniz seviyelerinin 7 metre yükseleceği tahmin ediliyor.Son zamanlara kadar böyle bir gelişmenin bin yıl alabileceği düşünülüyordu.

Ancak araştırmacılar, son veriler ışığında bunun daha erken gerçekleşebileceği uyarısında bulunuyorlar.
Deniz seviyesindeki yükselmenin yaratacağı en büyük tehlike, deniz seviyesinden yüksekliği pek fazla olmayan adaların risk altına girmesi olacak.

Ancak bilim adamları, bunun yalnızca küçük adalardan ibaret olmayacağını, aralarında Londra'nın da bulunduğu bazı büyük kentlerin alçak kesimlerinin su altında kalmasının da kendilerini kaygılandıran bir ihtimal olduğunu aktarıyor.

ANTARKTİKA’DA KÜRESEL ISINMANIN ETKİLERİ
Küresel ısınma içten içe Antarktika'yı eritiyor. Bilim insanları, 'Beyaz Kıta'nın her yıl en iyi ihtimalle 72 kilometre küp, en kötü olasılıkla da 232 kilometre küp buz yitirdiğini vurguluyor. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, İstanbul yılda 0.75 kilometre küp su tüketiyor. Eriyen buzlar okyanuslara karışarak küresel su seviyesinin yükselmesine neden oluyor.


Dünyadaki tüm buzul kütlesinin yüzde 90'ı, tatlı suyun da yüzde 70'i Antarktika'da bulunuyor. Dolayısıyla kıtadaki erime dünya su kaynaklarındaki binlerce yıllık dengenin bozulmasına yol açacak. ABD'li University of Colorado-Boulder uzmanları, şimdiye dek hiç denenmemiş yeni bir yöntem kullandı ve 'Beyaz Kıta' üzerindeki yerçekimini son derece hassas aletlerle ölçtü. Gözlemler NASA'nın Gravity Recovery ve Climate Experiment adlı uydularıyla yapıldı. .

BUZUL ERİMESİ DENİZLERİ YÜKSELTİYOR

Eriyen buzların deniz seviyesinde 0.4 milimetre'lik bir artış yaptığı düşünüldüğünde buzul erimesinin sonuçları cüzzi görülebilir. Ancak her yıl artarak ilerleyen bu durum karşısında, insanoğlunun bu gidişi geri döndürmek için herhangi bir önlem almaması işin ciddiyetini artırıyor.


Gelecek yıllarda daha da ısınması beklenen Dünya atmosferinin, daha çok buzulun erimesine neden olacağı, bilim insanları tarafından sık sık dile getiriliyor. Dünya denizleri yılda 1.8 mm yükseliyor. Antarktika ve Grönland'daki erimenin birkaç yüzyıl zarfında küresel su seviyesini 7 metre yükseltmesi bekleniyor. Antarktika'daki buzullar ortalama 2 kilometre kalınlığında.

BUHARLAŞMA 'BEYAZ KITA'YI KURTARAMAYACAKBilim insanları, son yıllarda Antarktika ve Grönland'dan buzul erimesini kanıtlayan bir çok araştırma yayımladı. Antarktika'da en tehlikeli erime kıtanın batısında gerçekleşiyor. Bilim insanları küresel ısınmanın bir yandan buzulları eritirken, diğer yandan da buharlaşmayı artırarak daha fazla yağmura neden olacağını öngörüyor. Artan buharlaşmanın Antarktika'da buzullaşmaya yol açacağı da yapılan tahminler arasında.

Bilim insanları, ancak buzullaşmanın 'Beyaz Kıta'nın iç kısımlarında artacağını, buna karşılık kıyılarda ise ısınmayla erimenin devam edeceğini ileri sürüyor. Ancak uzmanlar bilgisayar modellemelerine göre, buzullaşma ile erime arasındaki dengenin, kıtanın aleyhinde işlediğini, buzullaşmanın erimeyi tamamlamadığını vurguluyor.

Ekvatoral iklim mevcut olup, her mevsim bol yağmur yağmaktadır. Yüksek sıcaklık bol yağış ve nem bölge bitki örtüsünün son derece gür ve çeşitli yapmıştır. Yüksek ağaçların altında, palmiye, sedir, maun, incir gibi orta boy çeşitli ağaçlar bulunur. 


Bunların gövdeleri de renk renk orkideler, kaktüsler, eğrelti otları ve yosunlarla kaplıdır. Ormanın en alt tabakası olan ot katı ise, oldukça sık bir bitki örtüsü oluşturur ve büyük bir zenginlikteki böcek, bakteri ve mantar türlerine ev sahipliği yapar. Bunlar bütün yıl boyunca yeşil kalan ormanlardır. Orman altında çeşitli bitkiler yetişir.Borneo adası kayıp şehir özelliğide gösterir doğal hayat ve korunmuş tür çeşitliliği oldukça fazladır.Bilim adamları için önemli bir araştırma alanıdır.Sahip olduğu doğal bitki örtüsü çeşitliliği insanları büyüler. Borneo’da 15 bin çiçek türü, 3000 tür ağaç, 221 tür memeli hayvan, 420 çeşit de diğer hayvan türlerinden bulunuyor.

Kaynak : www.delinetciler.net

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder